Enes Koçak ile set karavanında bir araya geldik, sete hazırlık sürecinden karakter derinliklerine kadar uzanan samimi bir sohbet gerçekleştirdik.
Sahipsizler dizisinde ”Yusuf” karakterine hayat veriyorsunuz. Yusuf ile Enes arasında benzerlikler var mı?
Benzerlik olarak şunu söyleyebilirim; Yusuf sevdiklerine çok değer veren bir insan, ya benzerlik olarak onu söyleyebilirim.
Bir projeyi kabul ederken hikayeye mi yoksa canlandırdığınız karaktere mi dikkat ediyorsunuz?
Ya şöyle; ikisini birbirinden ayıramam aslında. İkisi de çok önemli tabii ki. Karakterin derinliği, sonra çatışmaları, karakterin serüveni, gideceği yol, değişimi çok önemli ama tabii ki de bu karakterin derinliğini hikaye olarak nasıl işledikleri de çok önemli olduğu için ikisini birbirinden ayıramam. O yüzden ikisi de demek istiyorum.
Sahneden önce karavanınızda nasıl bir atmosfer yaratıyorsunuz? Sessizlik mi? Müzik mi? Yoksa tamamen odaklanma mı?
Sahneden önce bir şöyle bir hazırlığımız oluyor; ilk önce bir hazırlık, müzikli bir hazırlık, enerjili hazırlık. Sonrasında sahneye bakıyorum tabii ki de. Sessiz bir ortamda daha çok odaklanarak, sonrasında sahnenin dinamiğine göre beni destekleyecek, duyguyu destekleyecek bir müzik açabiliyorum.
Setin temposundan sıyrıldığınız bir an varsa bu anı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Karavanıma geliyorum, karavanımda dinleniyorum sessiz bir şekilde. Yani etrafta hayvan varsa hayvan besliyorum, hayvan seviyorum. Kedilerle uğraşıyorum, video çekiyoruz falan beraber. Öyle tatlı videolar; o şekilde, yani birazcık sıyrılmaya çalışıyorum o boşluklardan.
Henüz oynamadığınız ama mutlaka canlandırmak istediğiniz bir karakter tipi var mı?
Şunu söyleyebilirim; her oynadığım karakterin bir öncekinden farklı olmasını istiyorum. O yüzden birçok karakteri oynamayı istiyorum; yani hepsi birbirinden farklı olsun istiyorum.
Kariyerinizdeki en büyük başarısızlığınız neydi? Ve bu durum size ne öğretti?
En büyük başarısızlık diyemem, başarısızlığın büyüğü küçüğü olmaz yani. Başarısızlık insana bir şeyler öğretir, bir sonraki başarıya hazırlar; yani tecrübe edinirsin, ders alırsın ve başarıya hazırlar seni. Başarısızlıklardan böyle dersler çıkartıyorum.
Bugün geldiğiniz noktada size en çok ilham veren kişi kimdi ve neden?
Ben sevdiklerimin desteğinden genelde ilham alırım ve ona ek olarak şunu söyleyebilirim; kendi hayallerimden, kendi hedeflerimden ilham alıyorum. Yani kendi hayallerimden diyeyim; hayallerimden ve sevdiklerimin desteğinden ilham alıyorum.




