Lara Aslan & Serra Pirinç | Friends Edition

Date:

The Istanbul Spotlight bu hafta Friends Edition ile karşınızda! Sevilen dizi Can Borcu’ndan Serra Pirinç ve Lara Aslan konuklarımız.

İlk işiniz neydi Lara Hanım?

Lara: Benim ilk işim zaten çok uzak bir zaman değil. Ya çok seversen…

Sizin ilk işiniz neydi Serra Hanım?

Serra: ‘Bizim Hikaye’ 2017, 19 yaşındaydım.

Bir günlüğüne birbirinizin karakterini oynamak zorunda kalsaydınız, hanginiz daha çok zorlanırdı?

Lara: Hadi ben yine “sen” diyeceğim, halledersin.

Serra: Ben de “sen” diyeceğim, anlaştık.

Bir gün Hollywood’da aynı projede oynasaydınız birbirinizi hangi rolle hayal ederdiniz?

Lara: Ben böyle polisiye bir işte böyle “çık, çık, çık”… Öyle bir şey isterdim seninle.

Serra: Bence bizden Blair ve Serena çok iyi olurdu.

Yoğun bir çekim gününün sonunda ikinizin kaçış rutini nasıl? Yani karavanınızda olmazsa olmaz eşyanız nedir?

Serra: Senin üzümlerin, kuru kayısıların, bir de o yedirdiğin Pikan cevizi. Bir de benim limonlu sodalarım.

Sette sizi en çok kim güldürür? En ciddi kim kalır?

Serra: En çok birbirimizi güldürüyoruz bence. Funda Abla da bizi güldürüyor. Makyaj gözümüz ama aynı zamanda çok da ciddi kalır annemiz. Ama zaten çok… Ya bence sahne olduğu zaman tabii ki yaşıyoruz yani orada o iş ama onun dışında bence kimse o kadar ciddi olamıyordur.

Lara: Bence olmamalı da. Zaten oranın ortamı böyle birazcık, hani her gün birbirimizin suratına bakıyoruz ve ciddi olarak bir yere varamayız. Biraz eğlenmemiz, eğlenmemiz gerekiyor.

Eğer Can Borcu ekibinden biriyle bir gün karakter değiştirseydiniz kimin hayatını oynamak isterdiniz?

Serra: Ben Yaşar olmak istiyorum. Cüneyt abinin karakteri bence çok komik, çok eğlenceli. Geçen gün bir tane sahne çektik, ben ya çok zor tuttum kendimi gülmemek için. Güldüm de yani.

Lara: Ben de Emel olmak istiyorum. O kötü, güçlü kadın zaten Mine Tugay. Mine Abla mükemmel bir insan.

Sette size en çok öğreten ya da ilham veren isim kimdi?

Lara: Çok denk gelmesek de beraber hani base alanımızı paylaştığımızda eee, Alayça Abla diyebilirim. Alayça Öztürk ya, bana konuşmalarıyla ilham veriyor ve bence bilmiyorum, çok mükemmel bir kadın. Çok seviyorum onu.

Serra: Ben de ama buna şöyle cevap verebilirim: Set dışı tanıdığım için ben de Mine Abla demek istiyorum. Mine Tugay diyorum ben de mesela.

Aşk sahnesi çekmek mi daha zor? Kavga sahnesi mi?

Serra: Bence ikisi de zor değil ya. Soru öyle ya… Kavga diyeyim o zaman. Hani orada eğer bir de şey varsa, hani fiziksel temas içinde bir şey olacaksa, ben birine zarar vermekten o esnada çok korkuyorum. Çünkü bazen hani şey oluyor ya, hani mesela benim sahne geliyor sana tokat atmam gerekiyor diyelim. Şimdi bazı oyuncular gerçek tokat istiyor. Benim elim ağırdır bir kere. Ben bunu Can Bartu’yla yaşadım çünkü, öyle bir vurdum ki kıpkırmızı oldu burası böyle. “Vur” dedi, ben de vurdum.

Lara: Ben hiç daha kavga sahnesi çekmedim. Çok istiyorum ben kavga sahnesi çekmek ve böyle bizim okul aksında da işte erkekler birbirine böyle sürekli kavga sahnelerinde böyle vuruyormuş gibi yapıyorlar falan. Ya ben bakıyorum, hiç kavga sahnem olmadı daha benim. Ama bence aşk sahnesi çekmek her şekilde daha zor ya. Bana öyle geliyor.

Dizideki karakterleriniz gerçek hayatta flört uygulaması kullansaydı profillerinde ne yazardı?

Serra: Hani Ilgın kullanıyor olsaydı bence ben “Ilgın, 7/24 spor yapıyorum” falan yazardı herhalde diye düşünüyorum çünkü.

Lara: “Ben Biricik, aslında iyi biriyim ama kötü olmam gerekirse de çok kötüyüm. En kötüsü benim, bence okey.”

Gizli yeteneğiniz nedir?

Serra: Yok herhalde, ben öyle dilimi falan döndüremem. Dilimi dirseğime değdiremem. Onları yapamam, öyle şeyler yapamam. Sadece çok esneğim.

Lara: (Parmağını büküp gösteriyor) Bu benim çocukken yeteneksizliğe katılıp anneme bunu göstermek istiyordum. “Anne ben orada insanlara, bakın benim gizli yeteneğim” demek istiyordum. Şimdi bunu yaptım. Çok mutluyum.

Şu sıralar revaçta olan sektörde en beğendiğiniz yabancı bir kadın bir de erkek ismi.

Lara: Margaret Qualley. Doğru söylüyorumdur umarım. Bir de Jacob.

Serra: E benim de Benedict Cumberbatch ve Natalie Portman. Ya her zaman onlardı, hiç değişmedi. Bir de Neil Patrick Harris var; Barney Stinson.

Telefonunuzun backgroundu nedir?

Serra: Benim oğullarım var. Çok özledim onları.

Lara: Benimki de bu; bir tane kendi yaptığım tuval, “Dayanıklılık” ve “Kendini kontrol etmek” yazıyor.

Aklınıza gelen ilk random bilgi nedir?

Serra: Çok random… Yani öyle bir bilgi değil de geçen gün bir arkadaşım bir şey gönderdi bana. Bir tane balina ölen yavrusunu 17 gün boyunca sırtında taşımış. Şu an o geldi aklıma. Bilmiyorum, çok etkilenmiştim çünkü.

Lara: İspanyolcada “ll” y demek. Ya bu geldi aklıma şu an. Başka şeye gelmedi.

Kendiniz hakkında bir iyi ve bir kötü özellik nedir?

Serra: Bence inatçı olmam iyi bir özellik ama bazen bunda çok ısrarcı olduğum zaman bu onu kötü kılıyor. İşte bazen ısrarcı olunca olmayacak şeyler için de o zaman iyi olmuyor.

Lara: Çok kinciyim. Çok, ama yani öyle böyle değil. Ama bir o kadar da bana yapılan bir iyiliği unutmam. Bana bir kere bir iyilik yaptıysa ben o iyiliğin karşılığını vermek için gerçekten çaba sarf ederim.

Örnek aldığınız bir isim kimdir?

Serra: Dolunay Soysert.

Lara: Annem yani Melda Tuncel. Çok güçlü bir kadın annem, o yüzden ondan çok ilham alıyorum.

Peki etrafınızda insanların size taktığı isimler veya lakaplar var mı?

Lara: Aşk bahçem. Bizim DM’lerimizde sürekli bir “o bana aşk bahçem”, “bir ben ona aşk bahçem”. Ama bir şey yok, sadece öyle sesleniyoruz. (Diğerleri Loli diyor.)

Serra: Bir de şey de var ama, Laroş diyorum ben sana. Sen bana Serroş diyorsun. Bir de bak, o da aşk bahçem, Laroş, Serroş; hep şeyli bağlantılı. (Diğerleri Serrari diyor.)

Birbiriniz hakkında ilk düşünceniz neydi?

Lara: Ama ilk düşüncem şöyle: Benim ilk işimdeki partnerimle Serra beraber bir iş çekmişti, o yüzden onlar tanışıyorlardı. Ben Serra’nın gıyabında hep çok güzel şeyler duyuyordum. Hani “Serra şöyle bir kızdır, böyle bir kızdır.” Biz hiç denk gelmedik o zamana kadar. Sonra bir gün nerede denk geldik? Bir etkinlikte mi denk geldik? Bir arkadaş vesilesiyle mi denk geldik? Ben çok sevmiştim yani seni.

Serra: Ben çok sevdim seni ya. Ben de sadece şöyle bir şey var: Ben aslında insanları seviyorum ama galiba biraz böyle gıcık ve korkutucu duran bir tarafım da varmış. Bunu çok duyuyorum ve sevmediğimi zannediyor insanlar ilk tanıştığımda.

Kendinize aldığınız ilk pahalı hediye neydi?

Serra: Çanta aldım galiba.

Lara: Ben kendime hiç pahalı hediye almadım ama ilk kaşemle tamamen kendimin karşıladığı bayağı böyle kapsamlı bir tatil ayarladım. Fransa, Hollanda… Oradan oraya sürekli böyle uçtum, gittim, geldim. Çok keyifliydi.

En sevdiğiniz korku filmi hangisi?

Serra: Ben korku filmi izlemiyorum. Çok korku filmi, mümkün değil. Çünkü 8 yaşındaydım… Halka‘yı biliyor musun? Kırmızı şeyi olan, televizyonun içinden çıkıyor. İşte böyle şeyin içinde, kuyunun içinde kız. Benim kuzenlerim… Ben 8 yaşındayken oradaki telefonla işte aranıyor. O telefonla arandıktan sonra işte geliyor mu Samara, öyle bir şey oluyordu. Onu yaptılar. 8 yaşındaydım, yemin ederim iki sene… İki sene uyuyamadım tek başıma. Buradan kendilerine selam gönderiyorum. Şimdi çolukları çocukları falan da var gerçekten.

Lara: Ben de… Ya patlamış mısır yemediğin bir film değildir; film değildir. Bir şey yemek lazım yani film izlerken.

Geçmişten en sevdiğiniz Türk dizisi hangisi?

Serra: Öyle Bir Geçer Zaman Ki.

Lara: Kiraz Mevsimi.

İstanbul’da en sevdiğiniz mahalle hangisi?

Serra: Cihangir diyebilirim.

Lara: Moda, Caferağa.

Bize çantanızda bulunan en ilginç eşyayı gösterin.

Serra: Saçma bir şey yok ama yani ben yanımdan ayırmadığım şey benim hep AirPods’um yani.

Lara: Geçen hafta dedim ki “Bana senaryo getirir misin?” dedim. Bana buraya röportaja senaryomu getirmiş. Aa, benim yanından ayırmadığım bir şey var. Ama benimki evimin anahtarının ucunda bir tane anahtar sembolüm var. Hatta yakın zamanda anahtar dövmesi yaptırmak istiyorum. Anahtar benim için inanılmaz uğurlu bir sembol. Bu da, eee, ritüelli bir anahtar. Burada bir sürü dileğim var.

İçeriği Paylaş:

Abone Ol

spot_imgspot_img

Popüler

Bunun gibi daha fazlası
Benzer

Vahide Perçin’in Tiyatro Sahnelerinden Ekranlara Uzanan Kariyer Yolculuğu

13 Haziran 1965’te İzmir’de dünyaya gelen Vahide Perçin, oyunculuk kariyerine Ankara Sanat Tiyatrosu ve Devlet Tiyatroları’nda adım attı. Televizyon dünyasına 2003 yapımı Bir İstanbul Masalı dizisiyle geçen usta oyuncu, kısa sürede geniş kitlelerin beğenisini kazandı.

Bergüzar Korel ve Kenan İmirzalıoğlu’ndan ‘A.B.İ.’ Dizisi Kareleri

A.B.İ. dizisinin ikinci sezonundaki Bergüzar Korel ile Kenan İmirzalıoğlu'ndan ilk kareler paylaşıldı.

‘GQ Türkiye MOTY 2026’ İçin Geri Sayım: Dünyaca Ünlü İtalyan Yönetmen Chiara Tilesi İstanbul’da 

GQ Türkiye’nin her yıl büyük ses getiren ve gelenekselleşen "Men of the Year" (MOTY) 2026 töreni için hazırlıklar başladı. Dünyaca ünlü İtalyan yönetmen Chiara Tilesi, MOTY 2026 çekim detaylarını planlamak ve görsel dili şekillendirmek üzere Ağustos ayında İstanbul’a geldi.  

Boran Kuzum ‘Yağmurlar’ Klibiyle İlk Kez Yönetmen Koltuğunda

Başarılı oyuncu Boran Kuzum, şarkıcı Tuğçe Şenoğul'un Atlas albümünde yer alan "Yağmurlar" şarkısının klibiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu.