The İstanbul Spotlight’ın Varşova özel içeriğine konuk olan Yusuf Çim, seyahat anlayışından günlük rutinlerine, yeni şehirlerde ilk ne yaptığına kadar birçok soruyu samimi bir şekilde yanıtladı.
Soru: Polonya’ya ilk gelişin mi? İlk izlenimlerin neler?
Polonya’ya ilk gelişim. İlk izlenimlerim, hava biraz kapalı. Yeni bir ülkede olmak beni heyecanlandırıyor açıkçası. Biraz tarihini araştırdım, güzel şeyler yedik, güzel vakit geçirmeye başladık. Şu an ilk izlenimlerim oldukça güzel diyebilirim.
Soru: Sence turist misin yoksa gezgin mi?
Galiba turistim. Gezgin bana daha plansız, daha yerleşik olmayan bir hayat gibi geliyor. Ben yeni yerler görmeyi seviyorum ama birkaç gün gezip sonra evime dönmeyi de seviyorum. Gezgin dediğim şey biraz daha sırt çantasıyla aylarca dolaşabilen, o rahatlığa sahip insanlar gibi geliyor bana. Henüz o seviyede değilim sanırım. Ben turistim. Alışveriş yapmayı seviyorum.
Soru: Yeni bir şehre gelince ilk neyi aratırsın?
İlk güzel yemekleri araştırıyorum. Yeni tatlar denemeyi seviyorum. Onun dışında tarihi yerlere bakıyorum, gezilecek noktaları inceliyorum. Yalan olmasın, biraz markalara da bakıyorum çünkü alışveriş yapmayı seviyorum.
Soru: Şık giyinmek mi yoksa rahat olmak mı?
Bence rahat olmak. Ama hem şık hem rahat olmalı. Spor ayakkabı, tişört, kot… İnsan rahat hissetmeli bence. Ben genel olarak rahat giyinmekten yanayım.
Soru: Sana main karakter hissettiren bir şarkın var mı?
İtalyanca bir şarkı var, bu aralar onu çok dinliyorum. Sara perche ti amo galiba adı. Çok eğlenceli geliyor bana, enerjisini seviyorum gerçekten.
Soru: Bir yeri iyi yapan şey sence nedir?
Kesinlikle insanlar. İnsanların enerjisi, sevgisi ve saygısı benim için çok önemli. Çünkü dönüp baktığımda sevdiğim yerlerde aslında insanlarla kurduğum ilişkileri, diyalogları hatırlıyorum. Tabii ki bir yerin tarihi, dokusu da çok önemli ama bence bir yeri gerçekten güzel yapan şey oradaki insanlar.
Soru: Uçuş sonrası enerjin nasıldır? Uzun bir uçuş sonrası nasıl inersin uçaktan?
Dün biraz uykusuzdum ama genelde enerjim iyi oluyor. Çünkü yeni bir yere gitmek beni heyecanlandırıyor. Yeni bir şey keşfedeceğim hissi enerjimi yükseltiyor.
Soru: Bazen daha iyisi için sınırlarını zorlamak gerekir. Buna inanır mısın?
Bence sonuna kadar zorlamak gerekir. Kendimden örnek verirsem, mesela audition çekiyorum; bir kez çekiyorum, iki kez çekiyorum, üç kez çekiyorum ama içime sinmiyor. Hep daha fazlasını isteyen biriyim. Karşımdaki insanın gözünde “oldu” hissini görene kadar zorlamak istiyorum kendimi.
Soru: Plansız tatil daha iyidir, doğru mu?
Bence doğru. Çok planlı yaşamadığım şeyler daha güzel geliyor bana.
Soru: Günlük hayatında moralin bozulduğunda ilk yaptığın şey ne olur? Seni toparlayan şey nedir?
Genelde spora gidiyorum. Enerjimi o şekilde atıyorum.
Soru: Seyahatte kontrol sende mi olur yoksa akışına mı bırakırsın?
Akışına bırakırım, o konuda uyumluyum. Sevdiğim insanlar yanımdaysa, ben çok kontrol etmem. O anı yaşamaya odaklanırım.
Soru: İyi bir seyahat arkadaşında olması gereken üç özellik nedir?
Çok planlı biri olmasına gerek yok bence. Spontane, anlayışlı ve uyumlu biri olması yeterli.
Soru: Bu seyahati tek kelimeyle nasıl tanımlarsın?
Galiba keşfetmek. Benim için güzel bir keşif oldu bu seyahat. Eğlenceli başladı. Hava biraz kapalı ama güzel şeyler hissediyorum. Keşfetmek diyebilirim o yüzden.




