Başak Gümülcinelioğlu | Backstage Whispers

Date:

Başak Gümülcinelioğlu, Aşkı Hatırla galasında bizimle birlikte ve aşk, ilişkiler ile canlandırdığı karakter Umay hakkında samimi düşüncelerini paylaşıyor.

Filmde aşkın ve ilişkilerin eksik parçalarını bulma teması öne çıkıyor, sizce gerçek hayatta insanlar ilişkilerindeki bu ”eksik parçaları” nasıl fark eder?

Bence eksiklik insanın kalbinde boşluk yaratan bir şey. Kendisinde fark ettiği bir şey. Çünkü aşk bence insanın kendisiyle alakalı, sevme yetisiyle alakalı bir şey. O yüzden de kalbindeki eksik his, eksiklik hissiyle diyeyim.

Bu filmde birlikte rol aldığınız oyuncularla olan sahnelerinizden en çok hangi anınız aklınızda kaldı?

Biz Barış’la partner oynadık. Ben Umay karakteri. O deniz karakteri olarak genel olarak onunlaydı sahnelerim. Hani çok eski arkadaşım. En en çok güldüğümüz sahnemiz sizin de izleyeceğiniz biraz da sonlara doğru olan Feyyaz, Barış ve benim birlikte çektiğimiz bir sahnemiz var. Gerçekten çok eğlendik. Bence siz de bu sahnedir o diyeceksiniz.

Karakterinizin Deniz’e olan bağlılığını nasıl yorumladınız?

Aslında kendisiyle alakalı bulmak istediği şeylerin bir insanın kendisine duyduğu aşkla alakalı bir şey bence. Herkesin başkasına duyduğu aşk. O yüzden denize olan bağlılık zannettiği şey aslında kendisinde eksikliğini, ilk soruda cevap verdiğim gibi kendi kalbinde eksikliğini hissettiği şeydi. Denize bağlılığı, kendine bağlılığı, Umay arayışta olan bir karakter ve gerçekten aşkı ve haklılığını hatırlamaya çalışıyor bütün bu hikayenin içerisinde.

Sizin evliliğinizin size kattığı en büyük içsel değişim ne oldu? Bu değişim oyunculuğunuza veya karakterinize yaklaşımınıza nasıl yansıdı?

Hayat çok enteresan. Böyle koca bir hikaye ve siz hangi sezonun hangi bölümünde ne hissedeceğinizi, ne yaşayacağınızı asla hayal edemiyorsunuz. Bilemiyorsunuz. Benim Çağrı’yla olan arkadaşlığımın da, sevgililiğimin de, evliliğimin de şimdi bir olacak. Annelik duygumun da ya da bir aile olma hissinin de eminim ki bana, ona, bizim ilişkimize ya da benim oyunculuğuma çok katkısı olmuştur. Çünkü böyle katman katman gibi soyuluyor insanın karakteri. Ama kesinlikle şudur. Ne diyebilirim? Sadece şunu biliyorum. Eskiden kendime duyduğum bir şefkat vardı. Bunu arıyordum. Bundan bir önce iki kişiye çok fazla şefkat duymaya başladım hayatta. Empati yapmaya çalıştım. Şimdi üç kişi için oldu. Böyle böyle artarak gidiyor. Bereketlenen bir şey galiba gerçekten o sevme meselesi.

Sizce seyirci sizin karakterinize empati duyacak mı, yoksa onu bir ”engel” olarak mı görecek?

Seyircinin kim olduğuna şu an ne yaşadığına çok bağlı. Genel olarak ben Başak olarak diye cevap vereyim. Ben Başak olarak Aşkı Hatırlat’ı izlediğimde gerçekten herkese empatik olarak yaklaşıyorum. Şimdi objektif miyim? Evet, objektifim. Umay’ın çok haklı savları var. Çok haklı bir hikayesi var. Kendine şahsına münhasır dertleri var ve bir ikili ilişkisi var. Bu önemli bir mesele. Ama genelinde de şöyle de bir şey var. Deniz’le Güneş olsun istiyorsunuz. Çünkü bir matematiğin, bir duygunun, bir aşkın yani hatırlanması gereken bir aşkın bir matematiği kurulu orada hesaplanan bir şey var. O yüzden seyirci her ne kadar her karakterle empati kursa da iletişim yapsa da genel hikayeyi de bence tatlı bir şekilde takip edecek Aşkı Hatırlat’ta.

Güçlü kadın temsiline nasıl yanaşıyorsunuz? Karakterinize benzer yanlarınız var mıydı?

Umay ben çok güçlü kadınım diyen bir kadın. Evet. Ama ben yıllar içerisinde asıl gücün bağırmaktan, sesini çok çıkarmaktan, tabiri caizse şiddetten geçmediğini çok anladığım bir noktadayım şu an hayatta. Bence o güçlü kadın, güçlü insan duruşu ya da hissi yumuşacık bir yerden geliyor. İnsanın kendi içinde gücü bulmasıyla. Umay’la çok ortak yönümüz ya da eski Başakların böyle katman katman eski Başakların muhakkak çok ortak yönü vardır. Ben onu çok iyi anladım da ikna da oldum hikayesine ama güçlü kadın olma hikayesinin Umay’a birazcık hatırlatılması gerektiğini de hissediyorum bazı yerlerde. Onun hala orayı aradığını düşünüyorum.

İçeriği Paylaş:

Abone Ol

spot_imgspot_img

Popüler

Bunun gibi daha fazlası
Benzer

Vahide Perçin’in Tiyatro Sahnelerinden Ekranlara Uzanan Kariyer Yolculuğu

13 Haziran 1965’te İzmir’de dünyaya gelen Vahide Perçin, oyunculuk kariyerine Ankara Sanat Tiyatrosu ve Devlet Tiyatroları’nda adım attı. Televizyon dünyasına 2003 yapımı Bir İstanbul Masalı dizisiyle geçen usta oyuncu, kısa sürede geniş kitlelerin beğenisini kazandı.

Bergüzar Korel ve Kenan İmirzalıoğlu’ndan ‘A.B.İ.’ Dizisi Kareleri

A.B.İ. dizisinin ikinci sezonundaki Bergüzar Korel ile Kenan İmirzalıoğlu'ndan ilk kareler paylaşıldı.

‘GQ Türkiye MOTY 2026’ İçin Geri Sayım: Dünyaca Ünlü İtalyan Yönetmen Chiara Tilesi İstanbul’da 

GQ Türkiye’nin her yıl büyük ses getiren ve gelenekselleşen "Men of the Year" (MOTY) 2026 töreni için hazırlıklar başladı. Dünyaca ünlü İtalyan yönetmen Chiara Tilesi, MOTY 2026 çekim detaylarını planlamak ve görsel dili şekillendirmek üzere Ağustos ayında İstanbul’a geldi.  

Boran Kuzum ‘Yağmurlar’ Klibiyle İlk Kez Yönetmen Koltuğunda

Başarılı oyuncu Boran Kuzum, şarkıcı Tuğçe Şenoğul'un Atlas albümünde yer alan "Yağmurlar" şarkısının klibiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu.