Çağan Efe Ak ile “Doğruluk mu Cesaret mi?”de eğlence dozu yükseliyor!
Cesaret görevleri, beklenmedik itiraflar ve samimi cevaplarla ilerleyen bu bölümde Çağan Efe Ak’ı daha yakından tanıyoruz. Oyunculuğa ilk adım attığı anlardan vazgeçmemek üzerine verdiği tavsiyelere, günlük alışkanlıklarından en özel düşüncelerine kadar uzanan bu keyifli sohbette her soru, yeni bir sürprizle karşılık buluyor.
Seni en iyi tanımlayan üç kelime ne olurdu?
Beni en iyi tanımlayan üç kelime herhalde sakin olurdu. Öncelikle çok fazla konuşkan biri değilim ve sakin tepkiler veririm yani. Ama yeri geldiğinde de komik olduğum söylenir. Komik olsun ikinci kelimede. Bir de eğlenceli diyeyim.
Arkadaşların bu tanımlara katılır mı? Onlara sorsak hangi üç kelimeyi söylerlerdi?
Katılırlar bence. Onlarda sakin ve komik derler. Bir de yakışıklı derler belki biraz da benim için.
Oyunculuk hayali olan gençlere en büyük tavsiyen ne olurdu, bir genç olarak?
En büyük tavsiye, asla pes etmemeleri olurdu. Bu sektörde hem pes etmemeleri hem eğitim almaları kesinlikle. Eğitim aldıktan sonra çok fazla audition verecekler ve bir iki tanesi olmadığı zaman pes ederlerse zaten bir şey olmaz. Ama önemli olan pes etmemek ve sonuna kadar çabalamak olduğunu düşünüyorum. Pes etmezlerse kesinlikle istedikleri yerlere gelecekler bence.
Oyuncu olmayı kafaya koyduğun o anı hatırlıyor musun? “İşte bu” dediğin bir şey var mıydı?
İlk projem diyebilirim ya. Daha 7-8 yaşındayken. O zaten genelde şöyle oluyor. İlk başta kamera önüne geçtiğinizde ya çok seviyorsunuz, âşık oluyorsunuz ya da “Bu iş benlik değil.” diyorsunuz. Ben de ilk söylediğim gibi oldu. Yani ilk projemde âşık oldum diyebilirim yani oyunculuğa.
Arka arkaya bıkmadan izlediğin filmler, diziler var mı? Varsa neler?
Yani en sevdiğim filmler aslında genelde aksiyon filmleri oluyor. İşte Avengers’ları falan çok seviyorum ama en sevdiğim film biraz alakasız onlardan. Yeşil Yol benim en sevdiğim film. Çünkü beni çok etkilemişti. Beni ilk defa ağlatan film olabilir yani Yeşil Yol. Ama onun dışında genelde aksiyon filmlerini daha çok seviyorum.
Hangi şarkı, nerede olursan ol seni anında dans ettirir?
Ya beni dans ettirebilecek çok fazla bir şarkı… Ben dans etmeyi çok sevmiyorum. Sevmiyorum değil, beceremiyorum aslında. Ve becerenlere de çok saygı duyuyorum. Benim kardeşim dansçı yani zaten. Anadolu Ateşi’nde dans ediyor. Ve çok da güzel duruyor. Evde bir anda şarkı açıyor, dans etmeye falan başlıyor. Biraz imrenerek bakıyorum yani Ege’ye. Ama dans etmek bende çok yok ya.
Senin için en mükemmel hediye nedir?
Yani düşünülmüş hediyedir. Çünkü benim için hediyenin maddiyatından çok maneviyatı önemli. Eğer o hediye düşünülmüşse benim için en kıymetli hediye odur yani.
Ciddi ortamlarda ciddi kalabilen misin, yoksa istemsizce gülenlerden mi?
Ya yanımda kim olduğuna göre değişiyor. Yanımda böyle samimi olduğum bir arkadaşım varsa, beni güldürebilecek bir arkadaşım varsa bazen ciddiyetim kaçabiliyor ama onun dışında çok sakinim. Yani ciddiyetimi koruyabiliyorum.
Aşırı normal ama senin anlam veremediğin şekilde sinir olduğun bir şey ne?
Söylediğim bir şeyi tekrarlamak zorunda kalmak olabilir ve bu aslında karşı taraf için çok normal. Çünkü bazen yeni uyandığımda falan söylediğim şeyler çok anlaşılmıyor. Böyle içime içime konuşuyorum biraz ve karşı taraf “Ne?” falan dediği zaman işte sinirleniyorum biraz ama çok saçma yani. Haklılar yani. Devam ediyorum.
Aslında inanmadığın ama keşke gerçek olsa dediğin bir komplo teorisi ne?
Uzaylıların gelmesi diyebilirim. Ama iyi niyetle gelmeleri. Çünkü harbiden uzaylılar varsa nasıl göründüklerini falan ben merak ediyorum ya öyle şeyleri. Ama kötü niyetle gelmesinler. İyi niyetle gelsinler, bir tanışalım gibisinden olabilir.
İkisi doğru, biri yalan ama hangisinin yalan olduğunu asla söyleme.
Burada beni iyi tanıyanlar anlayacaktır herhalde. Başlıyorum. Kimsenin bilmediği bir yerde dövmem var. Bu bir. Daha önce aikido yaptım. Bir de en sevdiğim spor futbol diyebilirim. Bu da üç. İkisi doğru, biri yalan.
ChatGPT’ye “Beni beş cümlede anlat.” yaz ve sesli oku.
Yazdım. Meraklı, öğrenmeye açık ve sorularıyla derinleşmeyi seven birisin. Kısa ama net cevaplardan hoşlanıyor. Gereksiz uzatmalardan kaçınıyorsun. Aynı soruya farklı bakış açılarıyla yaklaşılmasını tercih ediyorsun. Detaylara önem veriyorsun ama özün kaybolmasını istemiyorsun. Kendine özgü bir tarzın var ve bunu korumaya dikkat ediyorsun gibi bir yorum geldi.
Bir TV programı seç. Hangisini kesin kazanırdın?
Bilmiyorum. Ama çok eskiden Wipe Out diye bir program vardı. O bana aşırı eğlenceli geliyordu. Belki kazanamazdım ama aşırı eğlenceli geliyordu. O balonların üstüne zıplamaları falan. Herhalde onu seçerdim. Belki de kazanırdım.
Hear me out dediğin bir kişi kim olurdu?
Biraz garip gelecek şimdi herkese. Arabalar filminde Porsche araba vardı, bir tane Sally. Ona işte. Çocukken böyle en sevdiğim animasyon filmi Arabalardı. Oradaki Sally. Şu anda aklıma o geldi.
En başarılı flört taktiğin veya cümlen ne? Kameraya bakarak uygula.
Genelde başta çok fazla ilgi vermiyorum. Ondan sonra iş biraz daha ciddileştiği zaman ilgi veriyorum diyeyim. Ama kameraya bakıp nasıl uygulayacağım şimdi onu çok fazla anlamadım. Devam edelim.
Şu an kapıdan girse çok heyecanlanırım dediğin ünlü isim kim?
Herhalde çok aşırı ünlü bir futbolcu gelse burada deliririm. Ronaldo falan gelse bayağı heyecanlanırım herhalde. Onun dışında en çok heyecanlandıracak Ronaldo’dur muhtemelen.
Instagram’da DM kutuna gir ve hayranlarından gelen mesajı oku.
Okuyalım. Ara sıra okuyorum bu arada. Çok tatlı mesajlar geliyor. Bir tane de buradan okuyayım. “Abi ben senin hayranınım.” diye bir mesaj var. Hikayelerden bahsediyorlar. Gündelik hayatlarını anlatıyorlar her gün. İşte bugün şuraya gittim. Sınavım vardı. Çok zor geçti ama yine de okey. Sen nasılsın, iyisin falan. Normal gündelik hayatlarını anlatıyorlar. Onları okuyorum bu arada. Okumadığımı zannediyorlar. Beni günlük olarak kullanıyorlar ama okuyorum yani.
En son ne zaman kendini Google’da arattın?
Ara sıra aratıyorum kendimi Google’da. Oradaki fotoğraflar falan değişiyor mu diye bakıyorum. Hoşuma gidiyor. YouTube’dan da bazen kendi videolarımı izliyorum. Eski Güldüy Güldüy zamanını falan izliyorum.
Kameraya bakarak ezbere bildiğin en sevdiğin film ya da dizi repliğini söyle.
Yani biraz klişe olacak da söyleyeyim. “The eyes Chico. They never lie.”
Tanıştıktan sonra seni hayal kırıklığına uğratan bir ünlü oldu mu?
Olmadı. Yani tanışmadan önce yorumlar yapıldı bazı abilerim, ablalarım hakkında ama genelde hiç öyle bir şey olmadı. Hepsi çok düzgün insanlardı. Hiç öyle bir şey hatırlamıyorum.




