Seray Özkan | SpotTable

Date:

Spotable’in bu bölümünde Seray Özkan ile birlikte Monteverdi’nin rafine lezzetlerini keşfe çıktık. Her tabak, mutfağın ustalığını ve Seray’ın taze, cesur tatlara olan tutkusunu yansıtıyor.

Mükemmel bir ilk buluşma senin için nasıl olurdu? Ne yenir, nereye gidilir? 

Aslında mükemmel bir ilk buluşma… Böyle tatlı aperatifler yiyebileceğimiz, böyle güzel içecekler içebileceğimiz, daha böyle sakin, daha belki loş ışıklı bir yer olabilirdi.

Uzun çekim günlerinde enerjini nasıl koruyorsun? Gizli atıştırmalıkların var mı? 

Kesinlikle var; çikolata. Yani hiç fark etmez hangisi olduğunu ama enerjimi galiba çikolatayla yeniliyorum.

Alışmışın dışında, çok sevdiğin bir yemek veya içecek kombinasyonun var mı? 

Kesinlikle var. Hatta böyle söylediğimde insanların yüzü biraz ekşiyebiliyor: Turşu ve Nutella. Yani seviyorum, yapabileceğim hiçbir şey yok. Özellikle ekşi ve tatlı kombinasyonunu seviyorsanız kesinlikle denemeniz gerekiyor.

En son hangi dizi ve filmi ardı ardına izledin? 

Aslında şöyle; “Safe Place” dediğim bir dizim var. O da kesinlikle Friends. Ama en son olarak Prens‘in son sezonunu ardı ardına hepsini bitirdim, bütün bölümleri.

Oyuncu olmak istediğini ilk ne zaman anladın? 

Cevap: İlk şöyle anladım ya; aslında oyuncu olarak değil de kamera önünde olmayı küçüklükten beri çok istiyordum. Böyle daha ilkokula giderken falan herhalde “Ben manken olmayı düşünüyorum ya” falan diyordum aileme. Daha sonra böyle işte o modellik zamanlarında kamerayla iyice haşır neşir olmaya başladığımda etrafımdakilerden çok yorum alıyordum: “Oyuncu olmayı neden düşünmüyorsun? Bence düşünebilirsin.” diye. Büyük ihtimalle bir süre sonra istemsiz ben de onu düşünmeye başladım ve bir reklam deneyimim oldu. O sırada set ortamı çok hoşuma gitti ve dedim ki: “Ben burada olmalıyım, burada çok mutluyum, çok keyifliyim.” Oynama hali de çok hoşuma gidiyor. Büyük ihtimalle bir 16 yaşında falan iyice böyle içimde körüklenmişti oyunculuk isteği.

Hayatında sana çok fark ettirmeden çok şey öğreten biri kimdi? 

Var tabii ki. Biraz çok fark ettirmeden de yaptığı dönemler oluyor, bunu açık bir şekilde benimle konuştuğu da oluyor. Anne… Yani bir şeylere yön gösteren, bir şeyleri öğreten genellikle kişi benim hayatımda annem oluyor. Çünkü bence anneler en doğrusunu biliyor.

En sevdiğin lezzet/tabak nedir? Türk veya yabancı mutfaktan olabilir. 

Dünya mutfağı olarak düşünürsek Türk mutfağına daha düşkünüm. Türk mutfağı olarak da Ege yöresinin yemeklerini daha çok tercih ediyorum çünkü fazla etçi bir insan değilim. Daha çok böyle sebze; et olursa da balık tercihim oluyor açıkçası. O yüzden Ege yöresinin yemeklerini tercih ediyorum. Ama onun dışında Asya mutfağını seviyorum. Bir de doğal olarak balık olduğu için balık olan her şeyi çok seviyorum. O yüzden Asya ve Türk mutfağı diyebilirim.

Yemek yapabiliyor musun? Senin imza yemeğin nedir? 

Yani evet, yapabiliyorum. Hatta yemek yapmayı kendim için bir terapi olarak görüyorum. Yani böyle bazı insanlar dönemler yaşarken böyle kendini temizliğe vurur ya da ne bileyim sosyalleşmeye vurur; ben de tam tersi yemek yapmaya vuruyorum. Favori yaptığım yemek… Hani ben ona bir şey söyleyemem, bence benim yemeklerimden yiyen insanlar söyleyebilir ama tatlı yapmayı çok seviyorum ve değişik, böyle kendi çapımda tariflere uymadan değişik tatlılar yaptığım için genel olarak yaptığım tatlılar diyebilirim.

Var mı böyle imza bir tatlı? 

Tatlı yap denildiğinde aslında var. Çok da basic bir tatlı. Adı da yok; adı “Seray’ın Tatlısı”. Hatta notlarımda bile tarifi öyle kayıtlı. Ben bir Cici Bebe bağımlısıyım. O yüzden böyle Cici Bebeli, çikolatalı tabii ki muhallebi dünyanın en karışık tatlısı falan olabilir ama yiyenler genellikle beğeniyorlar.

Denizden çıktıktan sonra ne sipariş edersin? 

Patates kızartması yani patates kızartması ve yanına olabildiğince en buzlu içecek neyse onu söylemeyi tercih ediyorum.

İtalya mutfağında peki favori tabağın nedir? Rizotto girer mi? 

Risotto da girer. Pizza tabii ki… Pizzada favorim ama galiba ilk sırayı makarna alacak. Evet, makarna yerini vermez kimseye gibi hissediyorum şu an.

Hangover ritüelin nedir? Seni hayata döndüren o özel yemek ya da içecek nedir? 

Bence hangover olunduğunda kesinlikle hamur işi yenmeli diye düşünüyorum. O yüzden benim favori yemeklerim genellikle hamburger, makarna ve pizza üçlüsünden oluyor. Ama bir de yanında kesinlikle kola vesaire falan diyor insanlar, kola iyi gelir hangover’a diyorlar ama ben ayranın çok iyi geldiğini düşünüyorum ve ayran genellikle tercihim oluyor, o yüzden.

Bir film karakteriyle akşam yemeği yeme şansın olsa, kimi seçerdin ve neden? 

Ya o yemeğin ya beni çok eğlendirmesi lazım ya bana çok değişik şeyler katması lazım. Joker’i seçebilirdim o yüzden. Yani çok değişik bir karakter, bana neler anlatacağını tahmin bile edemiyorum. Eğlenirdim ya bir de ben onunla bence. O yüzden Joker diyorum.

Senin için mükemmel bir tatil nasıl olur? 

Aslında şöyle, her sene bu konu hakkında düşüncem değişiyor. Hatta her sene de değil, her ay diyebilirim. Bazen diyorum ki bu ay çok sessiz bir tatile, kafa tatiline ihtiyacım var, bu bana iyi gelecek diyorum. Bazen de yani arkadaşlarımla tatile gittiğimde sabahları olmasın, her yere gidelim, her yeri görelim ve gezelim modunda oluyorum. Genellikle bu ikinci dediğim daha çok oluyor bu arada. O yüzden böyle yeni yerler keşfetmeliyim. Sevdiğim arkadaşlarımla birlikte olduğum tatilleri tercih ederim galiba. Ve kesinlikle kış insanı değilim, yaz tatili her şekilde tercihimdir. O yüzden deniz, kum, güneş kesinlikle.

En kaotik tatil anın nedir? 

Yakın bir zamanda tabii ki de kaotik tatillerim olmuş mudur? Olmuştur ama çok yakın bir zamanda Alaçatı’daydım ve biliyorsunuz ki bir yangın yaşadık. O yüzden o tatil benim için biraz kaotik geçti diyebilirim. Çünkü yangın benim otelimden görünüyordu ve bana doğru geliyordu gibi bir durum var ve oradaki hayvanlara yardım ettikçe daha da böyle insan içine üzüntü çöküyor açıkça söylemek gerekirse. O yüzden o şu anlık o diyebilirim.

Kırmızı bayrak (red flag) olduğunu bile bile hoşlandığın bir tip özelliği? 

Tabii ki var. Yani şöyle aslında fazla egodan hiç hoşlanmam. Yersiz egodan özellikle hiç hoşlanmam ama karşı taraftaki insanın biraz özgüveninin farkında olması ve egosunun farkında olması benim gizliden gizliye hoşuma gidiyor.

Instagram’da stalk’lamaktan en çok keyif aldığın kategori nedir? 

En çok büyük ihtimalle kedi videoları kaplıyor. Onun yanında da yemek videoları. Deli gibi yemek videosu izliyorum. Hatta yani anneannemle WhatsApp konuşmamı görseniz; anneannem bana her gün 20 tane tarif atıyor. Okumuyorum artık yani okumadığım noktadayım ama inatla atmaya devam ediyor ve onun sayesinde de bastığım için keşfetim şu an yemek dolu ve bende izleme alışkanlığı oldu. O yüzden…

İlişkide nasıl bir insansın? 

İlişkide şöyle bir insanım: Maalesef birazcık fazla anaçlığım var. Yani bu bazılarına göre iyi olabilir, bazılarına göre kötü olabilir ama ben şunu düşünüyorum: Her şeyin fazlası zarardır. O yüzden fazla anaçlığa da gerek yok. Ama maalesef bunu böyle birini sevdiğimde ya da aşık olduğumda böyle istemsiz yapıyorum diyelim. Yani çok fazla düşünüyorum, en ince ayrıntısına kadar onun için ne iyi olacaksa onu düşünen bir yapım var. Bunu birazcık bence azaltmam gerekiyor ama dediğim gibi bazılarına da bence çok iyi, bana geliyor diyebilir. Yani bazıları da bilemem ama bence biraz azaltmam gerekiyor.

Dünyanın herhangi bir yerine bir yolculuğa çıkacak olsan, hangi rotada geçerdi? 

Aslında şöyle; çok bir rota belirleyeceğimi düşünmüyorum çünkü dünyanın her yerini gezmek istiyorum. O yüzden hani şöyle şöyle şöyle karmakarışık bir rota olabilir yani. Ama şu anlık önceliğim Japonya ya da Kore’ye gitmek olabilir. Daha böyle Asya taraflarına gitmeyi tercih edebilirim. Ya aslında şöyle, yemek kültürünü dediğim gibi çok seviyorum. Bir de yani Kore için değil Japonya için konuşursak sanki bizden böyle yıl olarak ileride gibiler. Teknoloji çağı fazla ilerlemiş olduğu için o teknoloji çağını merak ediyorum açıkça söylemek gerekirse. Bir de kültürlerimiz gerçekten çok farklı. Kore’ye de cilt bakımı bağımlısı olarak tabii ki de Kore’ye gidip cilt bakımı yaptırmak istiyorum ve bir sürü cilt bakımı ürünü almak istiyorum. Bir de Koreliler birazcık daha Türklere samimiyet olarak benziyor diyorlar ve bunu da çok merak ediyorum, gerçekten benziyorlar mı diye.

İstanbul’da kesinlikle lazım dediğin, bu şehirde ihtiyacını hissettiğin bir yenilik ne olurdu? 

Şehir ihtiyacı için söyleyebilirim: 4. şeride ihtiyacımız var bence bizim çünkü bu trafik gerçekten normal bir trafik değil. Ama o şeridi yapacaklar diye tabii ki de ağaçlarımızdan da vermek istemem ama buna bir yol bulabiliriz bence.

Gün içinde seni mutlu eden, seni sakinleştiren küçük bir ritüelin veya inancın var mı? 

Var. Şöyle; yani o saniye olanaklarım izin veriyorsa ve gidebileceğim bir noktadaysa denize yakın bir yerlere gitmeyi tercih ediyorum. Yani denizi görmek, onun kokusunu hissetmek falan bana çok rahatlık sağlıyor. O yüzden denize yaklaşmak diyebilirim. O olmazsa da arkadaşlarımla konuşup her şekilde rahatlarım.

Telefonundaki en son yemek fotoğrafı nedir? 

Bakalım. Kesin birkaç tane vardır. Tabii ki makarna. Makarna fotoğrafı; karidesli bir makarna ve salata fotoğrafı.

Sadece bir gün boyunca yabancı bir turisti İstanbul’da gezdiriyorsun. Yemek ve görülmesi gerekenler rotası nereler olurdu? 

Şimdi şöyle; Türkiye’de bizim çok lüks restoranlarımız var ve çok güzel restoranlarımız var. Gerçekten tabii ki de ilk başta oralara götürürdüm; böyle güzel manzaralı, güzel yemek yiyebileceği yerler tercihimdir. Bunun için bir listem de var, yani bunu ben kendim için de yapıyorum. Her gittiğim ülkede böyle bir notlarıma liste hazırlıyorum; gidilmesi gereken yerler ve gidilmemesi gereken yerler diye. Yani Türkiye’de sayabileceğim çok fazla yer var. Onun yanında bir de böyle “hazır buralara kadar gelmişsiniz” diye tabii ki de lokal olan esnaf lokantalarına da götürmek isterim çünkü o her yerde görebileceği bir şey değil bir turistin. O yüzden hem onları görsün hem Türkiye’de bir lüks nasıl yaşanıyor onu da görsün diye her tarafı gezdirirdim büyük ihtimalle.

Bir YouTube kanalı açacak olsan içeriği ne olurdu? İlk videonun konusu ne olurdu ya da ilk konuğun kim olurdu? 

Ya ilk önce komple bir YouTube kanalının ne üzerine olduğuna karar vermek gerekiyor. Ya yemek kanalı olarak, yani yemek yapma üzerine bir kanala çevirirdim ya da tabii ki de makyaj. Makyaj yapmayı da çok seviyorum çünkü. İlk konuğum da en yakın arkadaşlarımdan biri olan Yahya; onu alırdım çünkü o ilk videonun heyecanını bence en iyi o kırar benimle birlikte. O yüzden onu tercih ederdim.

Buraya tekrar geldiğinde yanına alacağın tek kişi kim olurdu? 

Elif. O da kuzenim ve aynı zamanda yine en yakın arkadaşlarımdan biri. Yani mekan bana çok romantik hissettirdi, o yüzden genellikle bu romantik planlarımı ve güzel yemek planlarımı Elif’le yapıyorum. O yüzden Elif’i tercih ederdim.

İçeriği Paylaş:

Abone Ol

spot_imgspot_img

Popüler

Bunun gibi daha fazlası
Benzer

Vahide Perçin’in Tiyatro Sahnelerinden Ekranlara Uzanan Kariyer Yolculuğu

13 Haziran 1965’te İzmir’de dünyaya gelen Vahide Perçin, oyunculuk kariyerine Ankara Sanat Tiyatrosu ve Devlet Tiyatroları’nda adım attı. Televizyon dünyasına 2003 yapımı Bir İstanbul Masalı dizisiyle geçen usta oyuncu, kısa sürede geniş kitlelerin beğenisini kazandı.

Bergüzar Korel ve Kenan İmirzalıoğlu’ndan ‘A.B.İ.’ Dizisi Kareleri

A.B.İ. dizisinin ikinci sezonundaki Bergüzar Korel ile Kenan İmirzalıoğlu'ndan ilk kareler paylaşıldı.

‘GQ Türkiye MOTY 2026’ İçin Geri Sayım: Dünyaca Ünlü İtalyan Yönetmen Chiara Tilesi İstanbul’da 

GQ Türkiye’nin her yıl büyük ses getiren ve gelenekselleşen "Men of the Year" (MOTY) 2026 töreni için hazırlıklar başladı. Dünyaca ünlü İtalyan yönetmen Chiara Tilesi, MOTY 2026 çekim detaylarını planlamak ve görsel dili şekillendirmek üzere Ağustos ayında İstanbul’a geldi.  

Boran Kuzum ‘Yağmurlar’ Klibiyle İlk Kez Yönetmen Koltuğunda

Başarılı oyuncu Boran Kuzum, şarkıcı Tuğçe Şenoğul'un Atlas albümünde yer alan "Yağmurlar" şarkısının klibiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu.