Nilsu Yılmaz: ‘Beni manşete taşıyacak şey ‘En iyi kadın oyuncu ödülünü o aldı.’ olurdu.’

Date:

The İstanbul Spotlight’ın doğruluk ve cesaret görevleriyle ilerleyen eğlenceli formatına konuk olan Nilsu Yılmaz fobilerinden yemek tercihlerine, set deneyimlerine kadar birçok soruyu samimi bir şekilde yanıtladı.

Soru: Seni en iyi tanımlayan üç kelime ne olurdu?

Disiplin, tutku ve yaratıcılık.

Soru: Fobilerin var mı?

Aslında çok bir fobim yok. Sadece insanların hastalıklarını anlatırken kendi üzerimden anlatmayı pek sevmem. Gerçekleşeceğine inanırım.

Soru: Geçirdiğin en güzel doğum günü hangisiydi?

Ben doğum günlerine çok önem veririm. O yüzden hep keyifli geçirmeye çalışırım. Ama sanırım arkadaşlarımla geçirdiğim doğum günleri benim için daha özel. Çünkü herkesin senin için orada bulunduğunu biliyorsun ve bu his çok özel.

Soru: İlk adımı atar mısın, yoksa hep bekler misin?

Atarım.

Soru: Bir gün manşet olsan ne yazsın isterdin?

“En iyi kadın oyuncu ödülünü o aldı.”

Soru: Bir yapımcı sana başrol teklif etti ama partnerin eski sevgilin olacak. Kabul eder miydin?

Maalesef etmezdim.

Soru: Ergenliğinde aşık olduğun bir ünlü var mıydı?

Aşık olmak değil ama Dylan O’Brien’ı çok beğeniyordum.

Soru: Bir daha müzik dinleyememek mi yoksa film/dizi izleyememek mi?

Ben çok fazla müzik dinliyorum. O yüzden film ve dizi izleyememek diyebilirim, onlarda oynayabilirim sonuçta. O şekilde telafi ederim.

Soru: Bir TV programı seç. Hangisinde kesin kazanırdın?

Ben çok fazla Kelime Oyunu izlerim ama çok iddialı değilim. Fiziksel performans gerektiren yarışmalarda daha iyi olabilirim. Mesela Survivor’da iyi olabileceğimi düşünüyorum. Çünkü hızlı koşabiliyorum, iyi yüzebiliyorum ama atışları yapamayabilirim.

Soru: En garip yemek kombinasyonun nedir?

Yemekleri karıştırmayı çok sevmem. Vazgeçemediğim tek bir şey var: O da yoğurt. Her şeyin yanına yoğurt koyup yerim. Utanmasam çorbanın içine bile yoğurt koyabilirim, o derece yoğurt düşkünüyüm.

Soru: Stalk yaparken yakalandığın oldu mu?

Oldu. Berk’le daha flört dönemimizdi ve profiline bakmıştım. Daha sonra telefonumu aldı, Instagram’da bir şey aratacaktı. Kendi hesabı en üstte çıktı. O hiç görmemiş gibi yaptı ama ben çok utanmıştım.

Soru: Hiç set ortamında gerçekten ağladığın oldu mu?

Çok fazla oldu ama en unutamadığım Kırmızı Oda’ydı. Benim için çok zordu. Hikaye anlamında sinirim çok bozulmuştu. Aralarda da ağlıyordum.

İçeriği Paylaş:

Abone Ol

Popüler

Bunun gibi daha fazlası
Benzer

Uğur Güneş ve Ebru Şahin’in yer aldığı Adana Ayazı Dizisinin Oyuncuları Okuma Provasında

Başrollerinde Uğur Güneş ve Ebru Şahin’in yer aldığı Adana Ayazı dizisinin oyuncuları, okuma provasında bir araya geldi.

Deniz Can Aktaş, Global Bir Markanın Gözlük Kategorisinde Türkiye’nin İlk Marka Elçisi Oldu

Deniz Can Aktaş, bir markanın gözlük kategorisinde Türkiye’nin ilk lokal marka elçisi olarak yeni bir iş birliğine imza attı.

Halit Ergenç ve Meryem Uzerli, İmroz’da Bahar Filminin Prömiyeri için El Gouna Film Festivali’nde

Halit Ergenç ve Meryem Uzerli, İmroz’da Bahar filminin dünya prömiyeri için El Gouna Film Festivali’nde bir araya geldi.

Hazar Ergüçlü, Sitges Film Festivali’nde Stiliyle dikkat Çekti

Hazar Ergüçlü, Sitges Film Festivali boyunca kırmızı halıdan gündüz etkinliklerine uzanan farklı görünümleriyle modern, cesur ve çabasız stiliyle dikkat çekti.