Samimi itiraflar, eğlenceli cesaret görevleri ve bol kahkahalı anlar eşliğinde Sema Gültekin’i daha yakından tanıyoruz. İlk buluşma anılarından ilişkilerdeki kırmızı çizgilerine, alışkanlıklarından en dürüst cevaplarına kadar birçok soruya filtresiz yanıtlar verdiği bu bölümde sürprizler de eksik olmuyor.
Seni en iyi tanımlayan üç kelime ne olurdu?
Enerjik, çok derler. Çok vicdanlı olduğumu söylerler. Bir de “Doğrucu Davut” da derler.
Peki arkadaşların bu tanımlara katılır mı? Onlara sorsak hangi üç kelimeyi söylerler?
Yüzde 100 katılırlar. Zaten ben kendimi tanıtıyormuş gibi değil de başkalarının bana söylediklerini söylemiş gibi oldum.
Fobilerin var mı?
Var. Yüksekten korkuyorum ama uçmak gibi de bir hayalim var; böceklerden korkarım ama kaçmam yani. Fobi ise bunlar fobi sayılabilir. Kötü, nankör insanlar da fobim. Korkuyorum onlardan.
Kendini bir romantik komedi dizi karakteriyle özdeşleştirsen kim olurdun?
Grace and Frankie’yi çok seviyorum. Oradaki Frankie olabilirim.
Ciddi ortamlarda ciddi kalabilen biri misin yoksa istemsizce gülenlerden mi?
Ciddi ortamda ciddi kalırım. İstemsizce gülsem bile o ciddiyetin içinde bir yerde bir şey olur. Mesela bir sorun üstüne konuşuluyorsa o sorunu %100 hissederim. Çözüm bulmaksa çözüm bulmak, sorunu birlikte hissetmekse birlikte hissetmek… Hiç öyle gülüp orayı laçkalaştırmam.
Bir gün manşet olsan ne yazsın isterdin?
Kendimle alakalı, mesleğimle alakalı, yaptığım işle alakalı; diğer insanlara belki ilham olduğum, onlara dokunduğuma dair bir yazı görmek isterdim.
Gizlice shiplediğin dizi veya film karakterleri kimler?
Gandalf’la Grace and Frankie’deki Frankie’yi çok shipliyorum.
Yapımcı sana başrol teklif etti ama partnerin eski sevgilin olacak. Kabul eder misin?
Ederim. Profesyonellik işimizin gereği.
Şu ana kadarki en kötü ilk buluşma deneyimin neydi? Ne oldu?
Çocuk hiç konuşmuyor. Yani ben zaten istenmişim o kahve içilsin diye… Ben gitmişim ama hiç karşımdakinin ağzını bıçak açmıyor. Ben dedim artık kalkmak istiyorum. “Bir anda karnım ağrıdı” dedi. “Benim bir şeyler yemem lazım” dedi. Onun bir şeyler yemesini bekledim. Sonra o yemeğini yedi. Çok kötüydü.
Çok fazla fotoğraf çekilen bir erkek sana itici gelir mi?
Gelir. Bir de arabanın önünde falan fotoğraf çekilmeyin. Çekilin ama yani bence nasıl durduğu önemli. Bu tür şeyler yapmayın. Siz bir sürü şey istiyorsunuz bizden, biz de sizden bunu istiyoruz.
En son ne zaman ağladın ve ne için?
İçsel anlamda içinden çıkamadığım ve artık gözyaşlarıma teslim olduğum anlarda olur. Bir de ben son bölümlerde o kadar ağladım ki, güzelim, gözümün nuru, o kadar ağladım ki herhalde kotamı doldurdum.
İlk adımı atar mısın yoksa hep bekler misin?
Asla atmam. O konuda çok “boomer”ım yani.
En yakın arkadaşına son yazdığın mesajı sesli oku.
“Bu böyle sonsuza kadar gidecek mi?” demişim.
Bir erkek çok iyi dans ederse ondan soğur musun?
Tiksinirim.




