The İstanbul Spotlight’ın Varşova özel içeriğine konuk olan Özge Yağız, seyahat rutinlerinden tatil alışkanlıklarına kadar birçok soruyu samimi bir şekilde yanıtladı.
Soru: Polonya’ya ilk gelişin mi, ilk izlenimlerin neler?
Polonya’ya ilk gelişim. Çok keyif aldım, düzeninden, tatlılığından… Nasıl desem, sempatik bir ülke. Varşova da aynı şekilde çok sempatik bir şehir. Buraya geldiğimiz için gerçekten çok mutlu oldum.
Soru: Bir otele girince ilk yaptığın şey ne?
Kesinlikle banyoyu kontrol etmek. Hassas noktam.
Soru: Tatlı mı kahve mi?
Kahve.
Soru: Çok sık seyahat eder misin?
Evet. Yaratabildiğim her boşlukta seyahat etmeye çalışıyorum diyebilirim.
Soru: Peki uçuş bakımın nasıldır? İndiğinde iyi görünmek için püf noktaların var mı?
Uzun uçuşlar haricinde çok spesifik bir uçuş bakım rutinim yok. Günlük bakımımı zaten uçağa binmeden önce yapmış oluyorum. O yüzden uçakta ekstra bir şey yapmıyorum.
Soru: Bavul hazırlamak senin için bir keyif mi yoksa stres mi?
Ne yazık ki stres. Çünkü sürekli bir şey unuttum mu diye düşünüyorum. Sanki yokluk bölgesine gidiyormuşum gibi hissediyorum bavul hazırlarken. Aslında temel ihtiyaçlarını aldıktan sonra her şeyi gittiğin yerde çözebilirsin ama işte küçük obsesiflikler devreye giriyor.
Soru: Günlük hayatında planlı bir gün mü yoksa boş bir gün mü seni daha mutlu eder?
Ben terazi burcuyum, denge insanıyım. Her ikisine de ihtiyacım var. Günün planının ne olduğuna göre değişir. Genel olarak boş günler beni biraz daha mutlu eder.
Soru: Tatilde nasıl birisin?
Çok hareketliyim. Benimle tatile gelen birinin uyuma şansı yok. Eğer bir yere gittiysek gezmek zorundayız.
Soru: Kendini en rahat hissettiğin an nedir?
Her yıl temmuz-ağustos aylarında ailemle yazlıkta geçirdiğim zamanlar. Yılın kendimi en rahat hissettiğim anları.
Soru: Seyahatte anlık sosyal medya paylaşımları yapar mısın yoksa döndüğünde mi her şeyi paylaşırsın?
Yine dengedeyim. Anlık paylaşım yaptığım da oluyor ama genelde ekran süremi düşürmeye çalışıyorum seyahatlerde. Daha çok sadece çekiyorum. Düzenleme ve paylaşım kısmını dönüşe yakın zamanlara bırakıyorum. Ama çok beğendiğim bir şey olursa o an da paylaşabiliyorum.
Soru: Yavaş seyahat daha keyiflidir, katılıyor musun?
Kesinlikle katılıyorum. Acele etmeden seyahat etmeyi seviyorum. Yavaş yavaş hazırlanıp, sakin sakin yemek yemeye gidelim.
Soru: ‘Az plan, daha çok an’ doğru mu?
Doğru ama yine yerine göre değişir. Seyahatte bazı şeyleri planlarım, günlük hayatta bazı şeyleri planlarım ama az planlamayı tercih ederim.
Soru: Bu seyahati tek kelimeyle nasıl anlatırsın?
Yenilikçi. Çünkü hem eğlenceli hem lezzetli hem de farkındalık dolu bir seyahatti. Hepimiz farklı bir yere geldiğimizin farkındayız. O yüzden benim için yenilikçi bir seyahatti.




