Eylül Tumbar | Getting Ready

Date:

Bir Ömrün Sonbaharı filminin galası öncesinde Eylül Tumbar ile buluştuk! Hazırlık sürecine eşlik ederken Zeynep karakterini, çekimlerden unutulmaz anları ve hikâyeye dair en çarpıcı detayları konuştuk.

Zeynep karakterini canlandırmak gerçek hayattaki deneyimlerinizi veya düşüncelerinizi değiştirdi, farklı bir perspektif kazandırdı mı? 

Aslında Zeynep’in yaşadığı aşktan yola çıkarak birkaç bir şey söyleyebilirim. Ben aşkı yaşarken daha dolu dolu, daha sanki karşımda bir şey varmış da ona yetişecekmişçesine hızlı davranıyorum. Zeynep daha yavaş, daha naif, daha sakin yaşıyor aşkını ve benim de bu yönümü besledi diyebilirim.

Kitabı okuduktan sonra karakterine veya hikayeye bakış açında değişen bir şey oldu mu? 

Öncelikle söylemem gerekiyor ki ben her zaman kitap insanıyımdır; kitabın hiçbir zaman bir filme sığdırılabilir olduğunu düşünmüyorum ama kitabı okuduğumda Zeynep’te olan bazı şeyleri küçük küçük mimiklerle gösterdim, belki izlerken siz de fark edersiniz.

Filmin senaryosunu ilk okuduğunda seni en çok etkileyen sahne veya diyalog hangisiydi? 

En çok etkileyen sahne… Yani aslında sahnelerin hepsinin farklı bir etkileyiciliği var ama sanırım… Ne diyebilirim, çok spoiler vermemeye çalışıyorum. Sanırım dedim ve durdum: “Doğmanın bedeli ölmekse sevdanın bedeli ayrılıktır” olabilir.

Bize çekimden eğlenceli veya iz bırakan bir anından bahseder misin? 

Filmi çektiğimiz bir konumu ben buldum. İzmirliyim; İzmir’de çektiğimiz bir yerde, Karaburun’da bir fener var ve asla telefon çekmiyor orada. Yani setteki herkesten şunu duyuyordum: “Ya burayı kim buldu, Allah kahretsin!” diye. Benim için çok anlamlı ve bir aşkın yaşanması gereken bir yerdi, o yüzden orayı istedim. Yönetmenimiz de kırmadı ama telefonun çekmemesi ve hiçbir yerde gölge olmaması, o fenerin 2 metrekarelik alanı dışında bizi çok zorladı.

Eğer bu filmin dünyasında gerçekten yaşayacak olsaydın, hangi karakter olmak isterdin? 

Tabii ki Zeynep olmak isterdim. Yani biz filmi çekerken çok hüzünlü ve çok mutlu anılarımıza gittik, umarım siz de izlerken aynı şeyleri hissedersiniz.

İçeriği Paylaş:

Abone Ol

spot_imgspot_img

Popüler

Bunun gibi daha fazlası
Benzer

Vahide Perçin’in Tiyatro Sahnelerinden Ekranlara Uzanan Kariyer Yolculuğu

13 Haziran 1965’te İzmir’de dünyaya gelen Vahide Perçin, oyunculuk kariyerine Ankara Sanat Tiyatrosu ve Devlet Tiyatroları’nda adım attı. Televizyon dünyasına 2003 yapımı Bir İstanbul Masalı dizisiyle geçen usta oyuncu, kısa sürede geniş kitlelerin beğenisini kazandı.

Bergüzar Korel ve Kenan İmirzalıoğlu’ndan ‘A.B.İ.’ Dizisi Kareleri

A.B.İ. dizisinin ikinci sezonundaki Bergüzar Korel ile Kenan İmirzalıoğlu'ndan ilk kareler paylaşıldı.

‘GQ Türkiye MOTY 2026’ İçin Geri Sayım: Dünyaca Ünlü İtalyan Yönetmen Chiara Tilesi İstanbul’da 

GQ Türkiye’nin her yıl büyük ses getiren ve gelenekselleşen "Men of the Year" (MOTY) 2026 töreni için hazırlıklar başladı. Dünyaca ünlü İtalyan yönetmen Chiara Tilesi, MOTY 2026 çekim detaylarını planlamak ve görsel dili şekillendirmek üzere Ağustos ayında İstanbul’a geldi.  

Boran Kuzum ‘Yağmurlar’ Klibiyle İlk Kez Yönetmen Koltuğunda

Başarılı oyuncu Boran Kuzum, şarkıcı Tuğçe Şenoğul'un Atlas albümünde yer alan "Yağmurlar" şarkısının klibiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu.